Startup'ınız için yatırım görüşmelerinde başarıya ulaştınız ve artık sıra bir Term Sheet (niyet mektubu) almaya geldi. Peki bu belgedeki maddeler ne anlama geliyor? Hangi şartlar girişiminizin geleceğini etkileyebilir? Term sheet, yatırım sürecinin resmi olmayan ancak bağlayıcı olmayan ön anlaşmasıdır ve içerdiği bazı maddeler uzun vadede kontrolünüzü kaybetmenize neden olabilir. İşte her girişimcinin bilmesi gereken 5 kritik madde.
Term Sheet Nedir ve Neden Önemlidir?
Term sheet, yatırımcının startup'a yatırım yapma niyetini özetleyen, temel şartları listeleyen belgedir. Genelde bağlayıcı değildir, ancak bazı maddeler (gizlilik, münhasırlık) bağlayıcı olabilir. Bu belge, ileride hazırlanacak olan yatırım sözleşmesinin iskeletini oluşturur. Bu nedenle her maddeyi dikkatle incelemek ve gerektiğinde profesyonel hukuki destek almak şarttır.
Önemli uyarı: Term sheet bağlayıcı değildir ancak yatırımcının niyetini ve pazarlık gücünü yansıtır. Bu aşamada acele etmeyin; her maddeyi anlamadan imzalamayın.
Term sheet'i anlamak için öncelikle startup değerlemesi hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Erken Aşama Startup Değerlemesi: 5 Farklı Yöntem ve Adım Adım Uygulama Rehberi yazımız, bu konuda sağlam bir temel kazandıracaktır.
1. Değerleme ve Yatırım Tutarı
Term sheet'te en dikkat çeken madde, startup'ın değerlemesi ve yatırımcının koyacağı para miktarıdır. İki tür değerleme vardır:
- Yatırım Öncesi Değerleme (Pre-money Valuation): Yatırım gelmeden önce startup'ın değeri.
- Yatırım Sonrası Değerleme (Post-money Valuation): Pre-money + yatırım tutarı.
Yatırımcı genelde post-money değerleme üzerinden hisse alır. Örneğin, 5 milyon TL pre-money ve 1 milyon TL yatırım durumunda, yatırımcı %16,67 hisse alır. Düşük değerleme kurucuların hissesini sulandırır; ancak çok yüksek değerleme sonraki turlarda sorun yaratabilir. Startup'ınızın ürün-pazar uyumunu kanıtlamış olması, pazarlık gücünüzü artırır. Ürün-Pazar Uyumu (Product-Market Fit) Nasıl Ölçülür? 5 Somut Metrik ve Yöntem rehberimiz, bu noktada size yardımcı olacaktır.
2. Tasfiye İmtiyazı (Liquidation Preference)
Tasfiye imtiyazı, şirket satıldığında veya kapatıldığında yatırımcının diğer hissedarlardan önce ne kadar para alacağını belirler. En yaygın türleri:
- 1x Non-participating: Yatırımcı, yatırımını geri alır ve kalan meblağ diğer hissedarlara dağıtılır.
- 1x Participating: Yatırımcı önce parasını alır, sonra kalan pastadan hissesi oranında pay alır.
- 2x-3x Katlı İmtiyaz: Yatırımcı yatırımının 2 veya 3 katını garanti alır.
Katılımcı ve katlı imtiyazlar kurucular aleyhine olabilir; genelde 1x non-participating standarttır. Bu maddeyi müzakere ederken, büyük satış senaryolarında hissenizin sulanmasını engellemeye çalışın.
3. Anti-Dilüsyon Koruma (Seyrelme Karşıtı Hüküm)
Sonraki yatırım turlarında şirket değerlemesi düşerse (down round), yatırımcıyı korumak için anti-dilüsyon maddesi devreye girer. İki türü vardır:
- Full Ratchet: Yatırımcının hisse fiyatı, yeni turdaki düşük fiyata eşitlenir; bu kurucular için çok zararlıdır.
- Weighted Average: Fiyat, mevcut ve yeni hisselerin ağırlıklı ortalamasına göre ayarlanır; daha adildir.
Ağırlıklı ortalama yöntemi standarttır. Full ratchet maddesi önerilmez; varsa mutlaka müzakere edin. Eğer startup'ınız pivot yapmak zorunda kalırsa, değerleme düşebilir. Startup Pivot: 7 Kritik İşaret ve Başarılı Bir Pivot İçin Adım Adım Rehber yazımız, bu süreci yönetmenize yardımcı olur.
4. Board Yapısı ve Oy Hakları
Term sheet, yönetim kurulunun nasıl yapılandıracağını belirler. Yatırımcılar genelde board'da yer almak ister. Kilit noktalar:
- Koltuk sayısı ve dağılımı (kurucular, yatırımcılar, bağımsız üyeler)
- Yatırımcının belirli kararlarda veto hakkı (veto rights)
- Kurucuların oy çoğunluğunu kaybetmemesi
Board'da dengeyi koruyun; çoğunluk yatırımcıda olursa stratejik kararları yönlendirebilir. İdeal yapı: 5 kişilik board'da 2 kurucu, 2 yatırımcı, 1 bağımsız.
5. Kilitleme Hükümleri (Lock-up) ve Hakların Korunması
Lock-up, kurucuların hisselerini belirli bir süre (genelde 1-3 yıl) satmasını kısıtlar. Ayrıca aşağıdaki haklar da sıkça yer alır:
- ROFR (Right of First Refusal): Hisse satmak istediğinizde öncelikle yatırımcıya teklif etme zorunluluğu.
- Co-sale (Tag-along): Kurucu hisselerini satarsa yatırımcı da aynı oranda satma hakkına sahip.
- Drag-along: Çoğunluk hissedarlar şirketi satmaya karar verirse azınlık da satmak zorunda kalır.
Bu maddeler, kurucuların likiditesini ve çıkış seçeneklerini etkiler. Dengeli bir yaklaşımla müzakere edilmelidir.
Term Sheet Müzakeresinde İpuçları
Term sheet alırken aklınızda bulunsun:
- Her maddeyi anlayın ve gerekirse avukata danışın.
- Bağlayıcı maddelere dikkat edin.
- Değerleme yanında diğer şartların uzun vadeli etkisini görün.
- Yatırımcının referanslarını kontrol edin.
Unutmayın, term sheet sadece bir başlangıçtır. Esas sözleşmede daha detaylı düzenlemeler olacaktır. Başarılı bir yatırım süreci için bilinçli adımlar atın.
Sık Sorulan Sorular
Term Sheet bağlayıcı mıdır?
Hayır, genellikle bağlayıcı değildir ancak gizlilik, münhasırlık ve masraflar gibi bazı maddeler bağlayıcı olabilir. Yine de ciddiye alınmalı ve hukuki danışmanlık alınmalıdır.
Tasfiye imtiyazı (liquidation preference) nedir ve nasıl çalışır?
Tasfiye imtiyazı, şirket satıldığında yatırımcının diğer hissedarlardan önce ne kadar para alacağını belirler. Örneğin, 1x non-participating'de yatırımcı önce yatırımını alır, kalanı diğer hissedarlar paylaşır.
Anti-dilüsyon koruması neden önemlidir?
Sonraki turlarda değerleme düşerse (down round), yatırımcının hisselerinin seyrelmesini engeller. Full ratchet yöntemi kurucular için risklidir; ağırlıklı ortalama standarttır.
Term sheet'te board yapısı nasıl müzakere edilir?
Board'da dengeyi korumak önemlidir. Kurucuların kontrolü kaybetmemesi için bağımsız üyeler eklenebilir. Yatırımcıların veto haklarını sınırlamak da faydalıdır.
Kilitleme (lock-up) süresi ne kadar olmalıdır?
Genelde 1-3 yıl arasında değişir. Kurucuların likidite ihtiyacı ve şirketin büyüme hızı dikkate alınarak müzakere edilmelidir.






